in

Kış, Mevsim Normallerinin Üstünde Seyretti: Game of Thrones 8. Sezon Eleştirisi

Kış, Mevsim Normallerinin Üstünde Seyretti: Game of Thrones 8. Sezon Eleştirisi
Kış, Mevsim Normallerinin Üstünde Seyretti: Game of Thrones 8. Sezon Eleştirisi

Lütfen Dikkat: Bu yazı, Game of Thrones’un 8. sezonunu izlemeyenler için ipuçları içeriyor.

2011 yılında Amerika’nın HBO kanalında başlayan ve yıllar içinde televizyon tarihinin en dev prodüksiyonuna sahip ve en çok izlenen bölümlerine imza atmış dizisi haline gelen Game of Thrones’un 8. ve final sezonu, 19 Mayıs’ta yayınlanan “The Iron Throne” isimli 6. bölümüyle sona erdi. George R.R. Martin’in ‘Buz ve Alev’in Şarkısı’ isimli kitap serisinden beyaz ekrana uyarlanan destansı ve şahane diziyi izlemeyen halk bile ona dair bir şeyler biliyordu ve dizi, seneler içinde popüler kültüre mülk olmuş dev bir yapıma dönüştü. Koşul böyleyken ve Game of Thrones’un her bir yeni sezonunu ummak bile keyifli bir aktivite halini almışken, son sezonun konuşulmaya değerinde ve bu dizinin ruhunu taşımadığını düşündüğümüz detayları bile onun ne değin başarılı bir seri olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Buna rağmen soruyoruz: Kışı boşuna mı heyecanla bekledik?

David Benioff ile D. B. Weiss’in yapımcısı olduğu Game of Thrones’un kadrosu Ned Stark’ı canlandıran, evvelden Yüzüklerin Efendisi serisinde Boromir karakterini; Truva’da Odysseus’u canlandırmış olan ünlü oyuncu Sean Bean ve Game of Thrones’un Cersei Lannister’ı Lena Headey açık havada çoğunlukla kariyerlerinin birincil büyük yapımında yer alan oyunculardan oluşuyordu. Mesela, sonraları Starklar’ın umudu olacak olan Sansa, Arya ve Bran’i canlandıran Sophie Turner, Maisie Williams ve Isaac Hempstead-Wright dizi başladığında henüz küçücüklerdi.Tam anlamıyla gözümüzün önünde gelişen dizi ve dizi kadrosundansa beklentimiz, haliyle epeyce yüksekti. 

Game of Thrones, şahsiyet gelişimi, seyirciyi türlü şaşkınlıklara gark eden senaryosu, kuvvetli bakış yönetimi ve başarılı oyunculuklarıyla unutulmaz bir televizyon serisi oldu. Bu dizinin seyircileri ikiye bölen final sezonundan önceki sezonlarında Westeros’un-yani 7 krallığın- hakiminin kim olacağı üzerine milyonlarca teori üretilen bir konuydu ve ilk sezonun birincil bölümünden beri belirtildiği gibi yaklaşmakta olan bir tehlike vardı: Akgezenler’den oluşan ve Gece Kralı’nın öncülük ettiği Ölüler Ordusu. Ned Stark, ailesini ve kendisine kayıtsız şartsız güvenen Kral Robert Baratheon’ı yaklaşmakta olan tehlikeye karşı daima uyarsa da hırsına yenik düşen bireylerin taht mücadelesi, reel hayatta da olduğu gibi ağır bastı ve Ned Stark da bu yolda hayatını kaybeden ilk insan oldu. Dizi Ned Stark gibi, hikayenin civarda kurulmasını beklediğimiz bir karakteri bile gözden çıkarabilecek kadar gözü kara ve tutarlıydı. Yazar George R.R. Martin’in de dediği gibi bu dizide, herhangi bir şahane yapımda görebileceğiniz gibi en ünlüler yok en güçlüler hayatta kalırdı. Yaşam gibi her an her şey olabilirdi. Diziyi bu değin başarılı ve merakla beklenir yapan da bu kadar gerçek ve arkadaş canlısı olmasıydı. Dizinin bir diğer başarısıysa, harika türde olmasına karşın, her bir karakterin hikayesi pek içe doğru ve mantık çerçevesine alınarak anlatılabiliyordu fakat, kendimizi karakterlerin yerine koyabilip en absürt sonları bile anlamlandırabiliyorduk. Ölüm korkusu paranoya seviyesinde olduğu aşina yazan George R.R. Martin’in kitapları yazarken düşündüğü gibi: “Kısa ömrünüzce zor için mücadele etseniz ve onu elde ettiğinizi düşünseniz de, ölüm geldiğinde onu yenemezsiniz.” Bu yolla insanlara jurnal hırsların mantıksızlığını da anlatmaya çalışan ve hikayeyi daha felsefi bir zemine oturtan Martin’in bu düşüncesine yakışır bir sezon finaliyse, bize içselleştirdiğimiz karakterleri bile kaybetmeyi öğreten Game of Thrones’a fazla yakışırdı. 

Fakat son 2 sezondur kitapları geçen dizinin şahsiyet örgülerindeki sorunları dizinin oyuncuları bile ifade ediyordu. Son sezonun ‘The Bells’ bölümünde Daenerys’in “vatan haini duyuru ederek” vefat emrini verdiği Varys karakterini canlandıran Conleth Hill; diziye sadece Cersei’yi baştan çıkarmak için girmiş gibi gösterilip Jaime Lannister göre çarçabuk öldürülen ve neden olduğu anlaşılmaz biçimde son sözleri “Jaime Lannister’ı öldürdüm.” olan Euron Greyjoy’u oynayan Pilou Asbek; Baratheon olduğu ortaya çıktığı için taahhüt edilen prens olması çoğu teorice olasıyken yalnızca Arya’yla almak isteyen bir demir işçisi gibi gösterilen Gendry’yi oynayan Joe Dempsie karakterlerinin gelişiminden şikayetçi olduğunu açık açık bildiren birkaç oyuncudan biri. Ayrıca sosyal medyada yayılan bir imza kampanyası da dizinin son sezon senaryosunun her yerde yazılmasını istek ediyordu ve bu kampanya 1 milyon kişi kadar imzalandı. Dizide Bran Stark’ın kendisine verdiği Valerian çeliğinden bıçakla Gece Kralı’nı öldürerek Azor Ahai teorilerini çürüten Arya Stark’ı canlandıran Maisie Williams’sa; Cersei ve Arya’nın karşılaşmamış olmasının kendisi için bir hayal kırıklığı olduğunu açıklama etti. Hatırlayacaksınız ki, Arya Yüzsüzler kadar eğitildiğinden beri öldürecekleri kişileri eklediği listesinin en üstünde Cersei bulunuyordu. 

Son bölümü ‘The Iron Throne’ dünya çapında 19.3 milyon izleyiciye ulaşarak tüm zamanların en çok izlenen dizi bölümü olmuşken, dizinin bunca izleyiciyi tamamıyla tatmin etmesi, hele ki beklentiler bunca yüksekken kuşkusuz ama beklenemezdi. Lakin heyecan bunca tırmanmış ve çoğu manâlı karakterin akıbeti bir sonuca bağlanmamışken birçok manâlı sorunun cevaplarını alamamış olmak Gece Kralı, Varys, Üç Gözlü Kuzgun, Jon Snow gibi uzun sezonlarca kurgulanmış karakterlerin ve harcanan bunca emeğin de boş yere gitmesi olarak nitelenebilir.

Final sezonunun Yüzüklerin Efendisi: İki Kule’deki Miğfer Dibi Muharebesi’nden bile güzel olarak lanse edilen 3. bölümündeki savaşta işler tuhaflaşmaya başlamıştı. Ne kurgusal ne de reel herhangi bir savaşta görünmeyen, dobra dobra soyut ve ölüleri de dirilten bir kumandana sahip olduğu tanıdık Ölüler Ordusu’na, ordularının en enerjik süvarileri olan Dorthrakiler en önde olacak şekilde saldırı eden bir karşı taraf ordu fikri gerçekçiliği zedeler nitelikteydi. Süvarilerin Melissandre’nin yaptığı büyüyle alev bölge kılıçlarının söndüğü sahne görsel olarak etkileyici olsa da ve buz ve ateşin karşılaşmasını temsil etse de, bu taktikle yapılan bir ilk saldırı sonrasında Daenerys’in ordusu, kolayca yerle bir edildi. Bunun akabinde, beklenen Bran Stark ve Gece Kralı yüzleşmesi de tamamen gerçekleşmemişken Arya Stark’ın çelik bıçakla Gece Kralı’nı öldürmesi oldukça çabuk oldu. Evet, bu bir zıt köşeydi fakat Bran Stark (Üç Gözlü Kuzgun)’la Gece Kralı’nın alıp veremediği tamamiyle anlaşılamamışken Gece Kralı nasıl ölebilir sorularını doğuran bir ters köşe. Sezonun ortasında öldürülen, sezonlarca korkulan büyük bir düşman ve sonrasında çabucak yaratılmaya çalışılan bir Cersei tehlikesi. Ölümle karşı karşıya gelmiş ve onu bir şekilde yenmiş bir ordunun hala taht mücadelesi içinde olması bile akla fazla meyilli değil.  

Kısacası, Game of Thrones’un 6 bölümden oluşan son sezonunda, bunca sezondur karakter ve durum kurgularına bedel veren o devamlılık akışından eser yoktu. Yapımcıların gelecek başka projeleri imzalamış olmalarından kaynaklanıyor olacak fakat, süreklilik epeyce varsayım edilebilir ve boşluklarla doluydu. Görsel olarak bahşedilen emek ve prodüksiyona harcanan para inkar edilemez olsa da, Game of Thrones’u Game of Thrones yapan tahmin edilemez ve yine de sürekli bir olay akışına sahip olmasıydı. herkes birer sezonda anlatılmaya değerinde olan birçok olayın aniden sonuca bağlanması doğal olarak seyircide bir “Bitti mi şu anda?” algısı oluşturdu. Dizi, son sezonunda her karaktere hürmet duruşunda bulunup onlara adalet ettikleri değeri verebilmiş olsaydı ola ki de çekim esnasında unutulan kahve kapları ve pet şişeler bunca uyarı çekmezdi. Kışı bu değin hafif atlatmış elde etmek kalplerimizi sızlatacak lakin biz, Kanlı Nikah’e, Joffrey’nin ve Ned Stark’ın ölüm sahnesine ve Piçlerin Savaşı’na hürmetimizden, Game of Thrones’u hep olumlu yanlarıyla hatırlayacağız.

 

Livaze Gül Erişti

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bir Ödev Bitiyor, Bir Diğeri Başlıyor: Spider Man: Far From Home Eleştirisi

Bir Ödev Bitiyor, Bir Diğeri Başlıyor: Spider Man: Far From Home Eleştirisi

Twarz: Yüzler Kalbin Aynası Mı? Film Eleştirisi

Twarz: Yüzler Kalbin Aynası Mı? Film Eleştirisi