Spoiler Anime & Çizgi Film Makale Fragman Tanıtım Haber Forum Anasayfa
20
Mayıs
2011

Çeşitli internet sitelerinde yazılan yazılardan yaptığımız bu araştırmada en çok sevilen zombi konulu filmleri araştırdık. Gerçekten özellikle gençlerin çok sevdiği bir tür olan zombi son zamanlardada dizilerede konu oluyor. The Walking Dead dizi özellikle çok beğenilmişti.

Ben Efsaneyim (I am legend)
“Benim adım Robert Neville. New York şehrinde hayatta kalan biriyim. Sesimi duyan biri varsa herhangi biri. Lütfen. Yalnız değilsin”.
Robert Neville çok başarılı bir bilim adamıdır, ama o bile tedavi edilemeyen, insan yapımı o korkunç virüsü kontrol altına alamamıştır. Her nasılsa virüse bağışıklık gösteren Neville, New York şehrinden, hatta belki dünyadan arta kalan yerde, hayatta kalmış tek insandır. Neville üç yıl boyunca inancını yitirmeden her gün telsiz mesajı göndererek, umutsuz bir şekilde, hayatta kalmış başka insanlar bulmaya çalışır. Ama yalnız değildir.Belki de insanoğlunun son ve en iyi umudu olan Neville’i ayakta tutan tek şey kendine düşen görevi yerine getirme arzusudur: Kendi kanını kullanarak virüsün etkilerini tersine çevirecek bir tedavi bulmak. Ama karşısındakilere karşı sayıca az olduğunu bilmiyor.

Ölümden Sonra Serisi (Resident Evil Series)
Dünya virüsün etkilerinden sarsılıp insanlar zombiye dönüşürken, Alice (Milla Jovovich) sağ kalanları bulup onları kurtarma macerasına devam ediyor. Umbrella Corporation ile olan savaşı yeni boyutlar kazanır. Fakat Alice beklenmedik eski bir arkadaşından yardım alır. Arkadaşıyla yeni bir yol bulular; bu yol onları zombilerden uzak Los Angeles’daki bir sığınağa götürür. Ancak, şehre vardıklarında şehir binlerce zombi onları beklemektedir. Alice ve arkadaşları ölümcül bir tuzağa doğru adım atmaktadır.

Ölülerin Şafağı (Dawn of The Dead)
Salgın bir hastalık Amerika’da yaşayan insanları et yiyen zombilere çevirmiştir. Yaşadıkları şehir zombiler tarafından tam anlamıyla istila edilen bir grup insan çareyi kaçmakta bulur. Diğerlerinin kolay kolay bulamayacağı bir alışveriş marketinde karar kılırlar. Başlangıçta buradaki ortam herkesin hoşuna gider. Ellerinin altında binlerce çeşit eşya bulunmaktadır. Fakat zamanla mağazanın çevresinde biriken zombilerin sayısı artmaya başlar…

Gün Batımından Şafağa Serisi (From Dusk Till Dawn)
Gecko kardeşlerin Meksika’ya kaçışını ve beraberinde gelişen olayları anlatan filmin ilk yarısı bir yol filmi olmasına karşın, ikinci yarısı korku filmidir. Bu “tür” geçişi Quentin Tarantino’nun senaryonun akışına hakim oluşu ve Rodiriguez’in sinemasal yeteneğini konuşturması ile hayret ve takdir ile izliyoruz.

Dehşet Gezegeni (Planet Terror)
William ve Dakota Block (Josh Brolin ve Marley Shelton) bir gece arka bahçelerinde dolaşan insanlar olduğunu fark ederler. Evlerinden çıktıklarında kasabadaki insanların garip davranmaya başladıklarını keşfederler. İnsanlar yavaş yavaş saldırganlaşmaya başlamışlardır. Bu saldırılar sırasında bacağı kopan dansçı Cherry (Rose McGowan) ve eski erkek arkadaşı Wray (Freddy Rodriguez), William ve Dakota’yla birlikte kasabada umutsuzca dolaşmaya başlarlar ve kasabada yaşanan bir patlama sonucu ortaya çıkan gazın insanları cani yaratıklara dönüştürdüğünü keşfederler.

Dead Meat (Conor McMahon)
Korku Filmleri Yorumu: Kapakta, elinde balta, parçalanmış vücutların üzerinde duran bir bayan olunca, bir de üstelik “peter jackson’un braindead’inden beri en kanlı, en eğlenceli, en enerjik zombi filmi” diye yazınca alıp izledik tabi. Ama Braindead konu dışı. Bu filmi ancak Peter Jackson’un ilk filmi Bad Taste’e benzetebilirsiniz; O kadar. İrlanda filmi. Burada İrlanda usulü bir çeşni de dahil olmuş öyküye: zombiliğe yol açan hastalık özbeöz deli danadır ve danalar bu sebepten dolayı zombiliğin en başarılı neferlerinden biri olabiliriler. Hmm ne dedim ben? Ses kaydı kötü, efektler kötü, oyunculuk, görüntü kalitesi ve ışık berbat, ama zaten böyle bir filmden bu tür gereksiz taramalar beklememek lazım. 20 sene önce Jackson Bad Taste’i çekmemiş olsaydı şimdi bu filme şahaser diyor olabilirdik. Bu hafta şansım pek iyi değil. Sürekli aynı filmi izliyor gibiyim. Yine de eğlenceli mi? Eh, öyle. Elektrikli süpürgeyle beyin emme sahnesi ve et yiyen danaların saldırısı güzel tabi.

Zombi 2 (Zombie 2)
Bir adaya baskın yapan zombilerin, dünyaya olan yolculuklarını anlatır. Lucio Fulci imzasıyla özenli makyaja sahip zombiler görürüz burada. Tabii kült sahneler de vardır antolojilere geçen. Bir köpekbalığı ile bir zombinin düello sahnesi gibi. Ama esasen kan ve renkli zombi meselesi açısından bir hayli önemlidir.

Tombs of the Blind Dead (La noche del terror ciego)
Amando de Ossorio’nun zombileri, kaynağını Orta Çağ’daki şövalyelerden alır. O zamanki bir lanetten sonra günümüze ‘aristokrasi taşlaması’ olarak oturan bu tiplemeler, hem de körlerdir. Lanetli bir kasabanın mezarlığından üstlerindeki pelerinlerle ve atlarıyla çıkıp dehşet saçmaktadırlar. Üç de devam filmi vardır bu eserin.

Yaşayan Ölülerin Gecesi (Night of the Living Dead)
Romero’nun korkuda ‘gerçeklik’ meselesini başlatan eserlerinden biri olan yapıt, türün A sınıfına transfer olması için ilk adımı atmıştır. Bu, ‘kimyevi atıklarla’ üreyen zombilerden kaçan bir grup insanın hikayesidir. Siyah-beyaz olan film, meşhur ‘kapalı ev içinde saklanma’ adlı alt tür motifiyle ilerler.

Zombilerin Şafağı (Shaun of the Dead)
Romero filmlerinin Amerikan tüketim toplumuna yaptığını İngiliz taşrasına uyarlıyor. Zombileri de oradan atağa kaldırıyor. İngiliz postmodern sinemacı Edgard Wright imzalı yapıt bir zombi komedisi olarak da anılabilir. Ancak alt metinleri çok zengin.

Fido
Taşradaki ikiyüzlülüğün arkasındaki bir fabrikanın kimyevi atıklarıyla doğan zombi, Carrie Ann-Moss ile William H. Macy’nin anne-babası olduğu çekirdek ailenin içine ‘köpek’ niyetine giriyor! Bu durumun içine Douglas Sirk melodramlarının dokusunu ve dönemini de sokan Andrew Currie’nin ikinci filminde postmodern bir yapıyla dikkat çektiğini söylemek lazım. İlerleyen kariyerini de takip etmekte fayda var!

REC: Ölüm Çığlığı ([REC])
İspanya’da kapalı alanda zombi avı! İspanyol korku sinemasının önemli simalarından Jaume Balaguero imzalı yapıt, el kamerasıyla bir binanın tepesinde yaşayan zombilerin istilasına odaklanıyor. Perili ev filmi motifleriyle zombi filmi motiflerini iç içe geçirip yeni bir ‘jenerasyon’ yaratması açısından önemli. İkincisi de çekildi!

28 Gün Sonra (28 Days Later)
Kıyamet sonrası İngiltere simalarında, zombilerin insanları kovaladığı bir coğrafyanın izini sürüyor. Bunu yaparken de durumu ‘politika’ya bağlamayı da ihmal etmiyor. Tabii Danny Boyle imzalı filmin esas özelliği, bir zombi filmini ilk kez el kamerasıyla ve hızlı kurguyla resmeden eser olması. Devamı da geldi iki yıl sonra.

White Zombie
Sinema kaynaklarına göre bu ilk zombi filminde başrolü Bela Lugosi kapmış. Mesele ise ‘büyü filmi’ motiflerinin üzerine kurulmuş durumda. Böyle olunca da o zamanların alt tür kalıpları yaratılmış oluyor ister istemez.

Braindead
Peter Jackson’ın ilk döneminin ‘ucuz efektli’ örneklerinden biri olan eser, “Dead Alive” ismiyle de biliniyor. Peter Jackson’ın ilk dönem filmlerinden “Braindead”, Yeni Zelanda’da aile yaşamının zorluklarını zombie filmi formatına yediriyor. Gerçek anlamda “splatter film” diyebileceğimiz film, pembe dizi gibi başlayıp korku filmine ya da kara komediye dönüşüyor. Nedeni ise 1957’de Skull (kafatası) Adası’nda hastalıklı bir maymunun insanları ısırmasıyla gelen lanet. Kült bir zombi komedisi!

28 Hafta Sonra (28 Weeks Later)
Rage virüsünün Britanya adalarına yayılmasından altı ay sonra, Amerika ordusu düzeni yeniden sağlamış ve karantina altındaki bölgelere insanları tekrar yerleştirmeye başlamıştır. Ülke tekrar inşa edilirken, yurtlarına geri dönen bir mülteci aile tekrar bir araya gelmenin sevinci içindedir. Fakat içlerinden birisi korkunç bir sır saklamaktadır: içlerinden birisi Rage virüsü taşıyıcısıdır.

Zombieland Serisi
Ruben Fleischer‘ın yönetmenliğini yaptığı Zombieland korku/komedi türünde bir yapım. Filmin başrollerini Woody Harrelson, Jesse Eisenberg, Emma Stone, Abigail Breslin, Amber Heard ve Mila Kunis paylaşıyor. Bill Murray ise konuk oyuncu olarak bir zombiyi canlandırıyor. Filmde zombi salgınıyla yaşamları kabusa dönen bir grup insanın tehlikeli yolculuğu komedi ve korku öğeleri harmanlanarak anlatılıyor.

Not: Film hakkındaki bilgiler alıntıdır.

Bir Cevap Yazın